Almanya'dan Emeklilik

Aşağıda Almanya’dan emeklilikte aranan genel şartlar ve önemli görülen hususlarda özet bilgiler verilmistir.

1.         YAŞTAN DOLAYI EMEKLİLİK

1.1. Yaş dolayısıyla genel emeklilik

 

Almanya’da yaştan dolayı emeklilik için;

65 veya 67 (1947’de ve daha sonra doğanlar için 2012 yılından 2029 yılına kadar kademeli olarak yükseltiliyor) yaşını doldurmuş olmak ve

5 yıllık (60 ay) bekleme (asgari sigortalılık) süresini tamamlamak

gerekmektedir.

 

5 yıllık bekleme süresini tamamlayamayan sigortalıya veya geride kalanlara sigortalının ödediği işçi payı sigorta primleri iade edilir.

 

1.2.      Uzun süreli sigortalılar için emeklilik

 

Sigortalılar bu emeklilikten halen geçerli yaş sınırı olan 65 yaşını doldurmadan, aylıkta kesinti olması şartıyla faydalanabilmektedirler. Bunun için;

63 yaşını doldurmuş ve

35 yıllık bekleme süresini tamamlamış olmak

şartları aranmaktadır.

 

Bu emekli maaşında 65 yaş doldurulmadan aylık bağlatılmak istenirse ayda yüzde 0,3  kesinti yapılır. Kesinti yapılmaması için 45 yıllık sigortalılık süresinin tamamlanması gerekir.

 

1.3. Ağır engelliler (Doktor raporları esas alınarak Sosyal Bakım Daireleri-Versorgungsamt- tarafından verilen en az % 50 işgücü kayıp belgesi) için emeklilik

 

Kesintisiz emeklilik için aşağıdaki şartlar aranır:

63 yaşını doldurmak

Emeklilik başlangıcında ağır engelli olarak resmen tanınmış ve

35 yıllık bekleme süresini doldurmuş olmak.

 

Bu emeklilik aylığından her ay için % 0,3 oranında kesinti yapılması şartıyla zamanından önce 60’ıncı yaş doldurulduktan sonra da faydalanılabilinmektedir.  Toplam kesinti en fazla % 10,8 oranında olmaktadır.

 

Ağır engelliler, ikametleri Almanya’da ya da Avrupa Birliğine üye ülkelerden birinde olan ve en azından % 50 engelli sınıflandırılması yapılan kişilerdir.

 

Kazanılmış hak çerçevesinde, 16 Kasım 2000’den önce 50 yaşını dolduran ve 16 Kasım 2000’de Sosyal Kanun’un IX’uncu Kitabı’nın 2’nci maddesinin 2’nci fıkrasınca ağır engelli olarak tanınmış ya da bu tarihte geçerli yasalara göre mesleklerini göremez ya da işgücü kaybına uğramış olan kişiler, 60 yaşını doldurduklarında ağır engelliler için öngörülen kesintisiz emeklilik aylığından faydalanabilmektedirler.

 

Ağır engellilere bağlanan yaş dolayısıyla emeklilik uygulamasında yaş sınırı kesintisiz aylık alabilmeleri için 1952’de ve daha sonra doğanlar için kademeli olarak 63’ten 65’e çıkartılmaktadır.

 

1.4.      İşsizlik veya yaş dolayısıyla kısmi çalışanlar için emeklilik

 

1 Ocak 1952’den önce doğmuş sigortalıların bu emeklilikten kesintili olarak faydalanabilmeleri için;

60 yaşını tamamlamaları,

15 yıllık bekleme süresini doldurmaları,

Emeklilik müracaatında son 10 yılda sigorta yükümlülüğü bulunan bir iş ya da faaliyette en az sekiz yıl zorunlu prim ödemiş olmaları ve

Emeklilik müracaatında işsiz olup, 58 yaşını doldurduktan sonra toplam 52 hafta işsiz kalmış olmaları ya da emeklilik başlangıcında asgari 24 ay yaş itibariyle kısmi çalışma uygulamasından faydalanmış olmaları

gerekmektedir.

 

Sigortalılar, bu emeklilikten şimdiye kadar en erken 60 yaşını doldurmaları halinde faydalanabiliyorlardı. Bu yaş sınırı 2006’dan 2008’e kadar kademeli olarak 60’dan 63’e yükseltilmiştir. Ocak 1946 doğumlular bu emeklilik hakkından en erken 60 yaş ve bir ayı doldurduktan sonra, Şubat 1946 doğumlular en erken 60 yaş ve iki ayı doldurduktan sonra vs. Aralık 1948 ve daha sonra doğanlar en erken 63 yaşında bu emeklilikten faydalanabilmektedirler. Emeklilik aylığının bağlanması, bu yaş sınırından önce istenerek kesinti yapılması kabul edilse bile prensip olarak artık mümkün olmamaktadır.

 

1 Ocak 2004’ten önce iş ilişkilerini sona erdirmeyi kararlaştırmış olanların (örneğin yaşlılıkta kısmi çalışma ya da fesih anlaşması), ya da o gün itibariyle işsiz ya da çalışmıyor olan sigortalıların kazanılmış hak kapsamında erken emeklilik yaş sınırı yükseltilmemektedir.

 

Sekiz yılı zorunlu sigorta primi ödenmiş olması gereken 10 yıllık zaman dilimi, özellikle zorunlu prim ödemesi yapılmayan işsizlik dönemlerinin emeklilik hesabına dahil edilmesi gibi nedenlerden ötürü sigortalının yararına olmak üzere uzatılmaktadır.

 

24 takvim ayı boyunca kısmi çalışılmış olması, yaşlılıkta kısmi çalışma uygulamasından faydalanılması anlamına gelmektedir. Burada İş Ajansı’nın teşvik tedbirlerinden yararlanılıp yararlanılmaması ölçü alınmamaktadır.

 

1.5.      Kadınlar için yaş dolayısıyla emeklilik

 

1952’den önce doğmuş kadınlar aylıktan her ay için % 0,3 oranında kesinti yapılması koşuluyla isterlerse emekli olabilmektedirler. Bunun için aşağıdaki şartlar aranmaktadır:

60’ıncı yaşını doldurmak,

15 yıllık bekleme süresini tamamlamak ve

40 yaşını doldurduktan sonra on yıldan fazla bir süre sigortalı bir iş ya da faaliyet için zorunlu sigorta primi ödemiş olmak.

 

Bu yaşlılık maaşı 65 yaşının doldurulmadan alınmak istenirse kural olarak ayda yüzde 0,3 oranında bir kesinti yapılır.

 

1.6. Madenciler için emeklilik


Uzun yıllar yeraltında faaliyet gösteren madenciler için yaşlılık aylığı

60‘ıncı yaşın doldurulmuş ve

25 yıllık (300 takvim ayı) bekleme süresinin sürekli yer altında çalışılması

hallerinde bağlanır.

 

31.12.1951 tarihinden sonra doğmuş sigortalılar için yaş haddi kademeli olarak 62 yaşa çıkartılmaktadır.

Madenci aylığı 50 yaşın doldurulmasından sonra da bağlanabilmektedir. Bunun için;

50’inci yaşın doldurulmuş olması,

25 yıllık bekleme süresinin tamamlanmış olması ve

madencilik faaliyetiyle (ana meslek) ekonomik olarak eşdeğer bir işte çalışılmaması ya da eşdeğer serbest bir işle iştigal edilmemesi

gerekmektedir.

 

2.         İŞGÜCÜ KAYBINDAN DOLAYI EMEKLİLİK (MALULEN EMEKLİLİK)

 

Maluliyet aylığı,

Çalışamaz durumda olduğunun veya kazanma gücünün yitirildiğinin hekim

raporu ile belgelenmesi,

En az 60 aylık sigortalılık (prim ödeme) süresinin bulunması,

Malullük durumunun meydana geldiği tarihten önceki son beş yıl içinde, en az 36 ay mecburi sigortaya prim ödenmiş olması (İşgücü kaybı, genel bekleme süresinin yerine getirildiği sayılacak bir durum dolayısıyla meydana gelmişse belirtilen ön koşul aranmaz)

hallerinde bağlanmaktadır.

 

Madencilerin malulen emekli olabilmeleri için

madencilik alanındaki çalışma becerilerinin azalması,

madencilik alanındaki çalışma becerilerinin azaldığı tarihten önceki son 5 sene içerisinde 3 yıl zorunlu madencilik emekliliği primi ödemiş olmaları ve

madencilik alanındaki çalışma becerilerinin azaldığı tarihten önce madenciler emeklilik sigortası bünyesinde 5 yıllık bekleme süresini tamamlamış olmaları

gerekmektedir.

 

3.         GERİDE KALAN DUL VE YETİMLERE BAĞLANAN AYLIKLAR

3.1.      Dul aylığı

 

Yasal emeklilik sigortasından dul aylığı bağlanması için ölen eşin 5 yıllık genel bekleme süresini doldurmuş veya ölümün bir iş kazasından dolayı vuku bulmuş olması gerekmektedir. Bu aylıkta kural olarak 1 yıllık evlilik birliğinin sağlanmış olması şartı aranır.

 

Büyük dul aylığı, geri kalan eş 45 yaşını doldurmuş, ya da işgücü kaybına uğramış, ya da 18 yaşını henüz bitirmemiş bir çocuk büyütüyor ya da engelli olduğu için geçimini sağlayamayan bir çocuğa bakıyor ise, ölen eşin emeklilik aylığının % 55’i oranındadır (önceki yasaya göre çocuk zammı hariç, ölen eşin emeklilik aylığının % 60’ı). Ayrıca büyütülen ilk çocuk için iki puanlık artış yapılmaktadır. İkinci ve sonraki her çocuk başına da bir puanlık artış yapılmaktadır.

 

Dul aylığı için geçerli yaş sınırı kademe kademe 45’den 47’ye yükseltilmektedir. Çocuk bakımı zamanından ya da iş kaybından ötürü bu emeklilik hakkı elde edilmiş ise uygulamada bir değişiklik olmamaktadır.

 

Yukarıda belirtilen şartlardan hiçbiri yerine getirilmiyorsa, en fazla 24 aylığına (eski yasaya göre herhangi bir zaman sınırlaması bulunmamaktadır) ölen eşin emekli aylığının % 25’i oranında bir küçük dul aylığıödenmektedir.

 

Nikahın 1 Ocak 2002’den önce kıyılmış ve en azından eşlerden birinin 2 Ocak 1962’den önce doğmuş olması halinde çiftler için eski mevzuat uygulanmaktadır.

 

3.2.      Yetim aylığı

 

Sigortalının ölümünden sonra çocuklarına

18 yaşını doldurana kadar ve ayrıca

18’inci yaşını tamamlamış olmakla birlikte okul ya da meslek eğitimi alanlar, en fazla dört takvim ayı için gönüllü olarak bir yıl sosyal ya da ökolojik hizmette bulunanlar, ya da bedensel, zihinsel veya ruhsal engellerden ötürü kendi geçimini sağlayamayanlar 27’inci yaşını doldurana kadar

yetim aylığı bağlanmaktadır.

 

Yetim çocuklar, oran olarak, hem anne hem baba ölmüş ise tam emeklilik aylığının beşte birini, anne veya babadan biri ölmüş ise onda birini almaya hak kazanırlar.

 

4.         EMEKLİLİKLE İLGİLİ DİĞER ÖNEMLİ BİLGİLER

4.1.      Asgari 5 yıllık bekleme süresinin erken doldurulması

 

Çalışma süresinin azalmasından ya da ölüm nedeniyle bağlanan emekli aylıkları için beş yıllık genel bekleme süresinin doldurulması gerekmektedir. Ancak, sigortalının işyerinde veya evden işe giderken veya işten eve gelirken bir kazadan ötürü ya da askerlik ya da sivil hizmet sırasında iş kazası geçirerek işgücü kaybına uğraması ya da vefatı durumunda genel bekleme süresi 5 yıl tamamlanmadan doldurulmuş sayılmaktadır.

 

Diğer taraftan, sigortalının 5 yıllık bekleme süresi mevcut değilse, sigortalının Türkiye’de veya Almanya’nın sosyal güvenlik sözleşmesi akdettiği başka bir ülkede çalıştığı süreler de 5 yıllık bekleme süresinin tamamlanmasında dikkate alınmaktadır.

 

4.2.      Evli çiftler arasında emeklilik paylaşımı

 

Kadınlara eşlerinden bağımsız bir yaşlılık güvencesi olması için evlilik esnasında edindikleri emeklilik hakları birbirleriyle paylaştırılmaktadır. Evli olanlar ve dul kalanlar şimdiye kadarki uygulamaya göre eşler hayatta ise her biri kendi emekli aylığını almakta, ilk eşin vefatı durumunda hayatta olana kendi emekli aylığının yanı sıra, eşinin haklarına göre hesaplanan bir dulluk aylığı ayrıca bağlanmaktaydı. Yeni uygulamada ise, eşlerin mutabakat beyanı ile evlilik esnasında edinilen emeklilik haklarını aralarında paylaşmaları mümkün olmaktadır. Bu paylaşım eşler hayattayken bile (ikinci eş için de yaş itibariyle tam emeklilik aylığının bağlanmasında olduğu gibi) geçerlilik kazanmaktadır. Emeklilik paylaşımı, kadınların eşlerinden bağımsız ve daha yüksek tutarda emeklilik hakları edinmelerini sağlamaktadır. Bu haklar dulluk durumunda da gelir hesabından muaf tutulmakta ve yeniden evlenme durumunda kaybedilmemektedir.

 

4.3.      Bakım sürelerinin Değerlendirilmesi

 

Bakım sigortası yasasına göre evde yapılan ve ticari olmayan bakım süreleri (haftada en az 14 saat) 1.4.1995’den itibaren yasal emeklilik sigortasında zorunlu prim süresinden sayılmaktadır. Dolayısıyla bakım süreleri emekli aylığı tutarını yükselttiği gibi emekli aylığına hak kazanılmasını da sağlamaktadır. Bakım süreleri, bakıma muhtaç kişinin durumunun ağırlığına ve bakımın hangi kapsamda yapıldığına göre farklı değerlendirilmektedir. Bakıma muhtaç bir yakınına ev ortamında bakanlar için yasal emeklilik sigortası primleri bakım sigortası tarafından karşılanmaktadır. Bu, bakımı üstlenen ama aynı zamanda, haftada 30 saati aşmamak kaydıyla ücretli bir işi olanlar için de geçerlidir. Sigorta muafiyeti olan belli sigortalılar –örneğin yaş itibariyle tam emeklilik aylığı alanlar– bakım sürelerini zorunlu sigortalı süreler olarak saydıramazlar. Bir yıllık bir bakım süresi, emekli aylığının ayda 20 Avro kadar artmasını sağlamaktadır.

 

4.4.      İşgücü kaybından veya ölümden dolayı bağlanan aylıkta ek süre uygulaması

 

Bu süre, işgücü kaybı ve ölüm nedeniyle ödenecek emeklilik aylıklarında önem kazanmaktadır. Genç yaşta işgücü kaybına uğrayan ya da ölen sigortalı genelde çok az emeklilik hakkı elde etmektedir. Sigortalıya ya da geri kalan hak sahiplerine uygun bir emeklilik güvencesi sağlayabilmek için ek süre uygulaması yapılmaktadır. Emeklilik aylığı hesaplanırken sigortalı sanki 60’ncı yaşını doldurana kadar çalışmış ve prim ödemiş gibi kabul edilmektedir.

 

4.5.      Belirli zorunlu prim sürelerinin asgari değerlendirilmesi

 

Meslek Eğitimi

 

Meslek eğitimi süreleri fiilen elde edilen ücret üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Bunlar ayrıca sigortalının sigortalı yaşamı boyunca tüm dikkate alınan sürelerinin ortalamasından elde edilen değere göre daha yüksek dereceden, en fazla tüm sigortalıların ortalama ücretinin yüzde 75’ine kadar yükseltilmektedir. Dah önceki uygulamaya göre, zorunlu sigortalı primi ödenen ilk 36 ay yüksek derecelendirmeye tabi tutulmaktaydı.

 

Engellilerin düşük zorunlu primleri

 

Resmi olarak tanınan atölyelerin ve benzeri kuruluşların özürlüler için ödedikleri sigorta primi, mutat asgari sigorta priminin yüzde 80’idir. Bu sınır her yıl yeniden belirlenmektedir. 2009 yılında bu sınır eski eyaletlerde ayda 2.520 Avro, yeni eyaletlerde ise ayda 2.135 Avro’dur.

 

Askerlik ya da sivil hizmet yapanların zorunlu prim ödemesi

 

Askerlik ve sivil hizmet yapanlar için zorunlu sigorta primleri devlet tarafından mutat miktarın yüzde 60’ı oranında bir kazanç varsayımından hareketlwe devlet tarafından karşılanmaktadır.

 

4.6.      Emeklilik aylığının formülü

 

Emekli aylığının miktarı öncelikle sigortalılık sürelerinde ödenen prim, iş ücreti ve gelirin miktarına bağlıdır. Her takvim yılında ödenen ücret ve gelir kazanç puanı olarak hesaplanmaktadır. Prim ödemekten muaf olunan yıllar da kazanç puanı olarak hesaba katılabilmektedir. Bunların miktarı, diğer dönemlerdeki iş ücreti ve gelirin miktarına bağlıdır.

 

Güncel emeklilik değeri, ortalama bir kazanç sahibi kimsenin bir yıllık prim ödemesine tekabül eden yaşlılık emekli aylığıdır.

 

Tüm ödemelerin değerlendirilmesi

 

Emekli aylığının miktarı, yalnız sigortalı sürelerde alınan ücret ve gelire bağlı değildir. Prim ödemekten muaf süreler ya da prim tutarının azaltıldığı süreler de dikkate alınmaktadır. (Prim ödemeden muaf olan süreler eklenen, hesaba katılan ve denkleştirme süreleridir). Burada, toplam ödeme süresi (zorunlu ya da isteğe bağlı olarak prim ödenen süreler) üzerinden bir ortalama değer hesaplanmaktadır.

 

4.7.      Maluliyet Aylıklarının Türkiye’ye kesin dönüş yapılması halinde kesilmesi

 

İşgücü kaybı yanında Alman iş piyasasının durumu da dikkate alınarak bağlanan malullük aylıkları, Almanya’dan kesin olarak ayrılarak Türkiye’ye gidilmesi halinde ya tamamen kesilmekte ya da “meslekte iş göremezlik” aylığına dönüştürülerek 1/3 eksiği ile ödenmektedir. Bu durumda olanların kesin dönüş yapmadan ilgili Alman Sigorta Kurumu’ndan bilgi almaları yararlarına olacaktır.

 

 

Okunma 93484 defa